Sizlere nostaljik seriden bir köşe ayırdık. “80’li yıllarda çocuk olmak” temalı köşemizde 80’li yıllardaki o çocuğun kütüphanesine gidiyoruz. Bir zamanların popüler çocuk kitapları Ayşegül serisi…

80’li ve 90’lı kuşağın önemli çocuk edebiyatı serilerinden olan Ayşegül serisi günümüzde tanınan bir kitap serisidir. Orijinal adı Martine olan serinin yazarı Gilbert Delahaye’ye ait resimleyeni ise Marcel Marlier’dir. Bir çocuğun merak ve keşfetme duygusunu tatmin ettirecek özellikte olan nadide serilerden biridir Ayşegül.
Okul öncesi ve okul çağındaki çocuklar için okuma alışkanlığını ve hayal gücünü geliştirecek birçok unsur kitap serisinde yer almaktadır. Özellikle canlı ve gerçeğe yakın oldukça etkileyici resimlemelerle kuşakların hafızasına kazınmıştır. Birçok döneme damgasını vuran bu kitaplar günümüz çocukları ve ebeveynler için hâlâ çok tutulan bir kitap serisidir.
Aslı Belçika olan dili Fransızca olan bu eser aynı zamanda 50’den fazla ülkede çeviri yoluyla farklı adlarla çocuklarla buluşur. Mesela İngiltere ve ABD’de “Debbie”, (bir başka kaynakta İngiltere’de Emma) İtalya’da “Christina”, Almanya’da “Steffi”, Portekiz’de “Anita” olarak anılırken diğer ülkelerde orijinal ismini koruyarak anılmaktadır. Günümüzde YKY tarafından yayınlanmaya devam etmektedir.



Çocuk kitaplarının önemli bir özelliği ise estetiklik açısından güçlü olmasıdır. Ayşegül serisinin en önemli ve etkileyici tarafı ise tam olarak budur. Oldukça gerçekçi betimlemeleriyle baktıkça bakasınız gelir ve hikâyenin içinde bulursunuz kendinizi.



Ayşegül serisi, tam 60 kitaptan oluşmaktadır. İlk eser, “Ayşegül Çiftlikte” adlı kitaptır. Serinin ilerleyen kitaplarında Ayşegül, çocuklarla birlikte uçağa biner, alışverişe gider, hastalanır, kayak yapar, yemek yapmayı öğrenir, hayvanlarla tanışır, trenle yolculuk yapar ve küçük bir anne olmanın sorumluluğunu alır; tıpkı diğer çocukların abla olduğu gibi… Ayşegül, bu deneyimleri çocuklarla birlikte yaşar ve çocuklar onunla birlikte öğrenir.
Serinin yaratıcısı ve yazarı Gilbert Delahaye, 47. kitaptan sonra vefat etmiştir. Kalan eserleri ise çizer Marcel Marlier’in oğlu sürdürmüştür. Ancak 2011 yılında Marcel’in vefatından sonra, Ayşegül serisi 60. kitabıyla sona ermiştir. Yazılan eserler hâlâ çok sevilmekte, hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından ilgiyle okunmaktadır.

Marcel Marlier, dönemin en önemli çocuk edebiyatı çizerlerinden biridir. “Ayşegül Gizemli Prensle” adlı kitap, Marlier’in ölümünden önce hazırladığı son eserdir. Bu eserde Ayşegül Gizemli Prensle büyülü bir evrene Venedik’e gider.
Ayşegül’ü Gizemli Prensle bir yolculuğa hazırlayan Marlier, kısa bir süre sonra sonsuz yolculuğa çıkacaktır.
Fransa’da hafızalara kazınan Martine (bizdeki Ayşegül), halk tarafından büyük bir sevgiyle karşılanmış ve Marlier’i anmak için vefatının 10. yılında Martine ile bir anıt dikilmiştir. Marlier, 18 Ocak 2011 yılında 80 yaşında Belçika’da hayata gözlerini yummuştur. Belçika’nın başkenti Brüksel’de, Tournai’de onu anımsatan eserler hâlâ mevcuttur.
Marcel Marlier 2000 yılında Türkiye’ye bir kitap fuarına gelir.
Önemli çocuk edebiyatı yazarlarımızdan Yalvaç Ural bir köşe yazısında, Marcel Marlier’in 2000 yılında TÜYAP Kitap Fuarı’na kendi davetlisi olarak katıldığını ve Türkiye’deki Ayşegül hayranlarının coşkusu karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadığını ifade eder. Marlier’in, imza günlerinde kitapları hemen imzalamak yerine alıp ertesi gün her birine özenle orijinal resimler çizerek teslim ettiğini anlatarak, onun ince ruhlu ve sevgi dolu bir çizer olduğunu söyler. Ural, Marlier’in en büyük hayallerinden birinin Ayşegül’e bilgisayar kullanmayı öğretmek olduğunu belirtir. Günümüzde birçok Ayşegül bilgisayar kullanmakta oldukça başarılı, fakat Marlier’in hayallerindeki gibi mi, bilemiyorum.
https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/yalvac-ural/aysegul-simdi-cok-uzgun-1345852
Fransa’daki Martine serisini yayınlayan yayın müdürü, Martine serisi için dönemin sevilen çizgi roman karakteri Tenten’le mukayese ederek farklı bir benzetme yapar.
” Tenten kızarmış ekmek ise; Martine de üzerine sürülen tereyağıdır”




Ayşegül serisi bir adaptasyon çeviri eseridir. Orijinal hali Martine olan bu seride adaptasyonla ismi ilk zamanlar Küçük Ayşe, sonraları Ayşecik ve en son Ayşegül ismiyle yayınlanmıştır. Telif koşulları sebebiyle resimlemelere müdahale edilmeyen seride metinde de özel isimler hariç herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır.
Ayşegül, en yakın arkadaşı Orhan ve sadık yol arkadaşları olan köpeği Saçaklı’yla (ya da Fındık) her kitapta çocukları yeni ve heyecan verici bir yolculuğa çıkarır.
Ayşegül, çıktığı bu yolculuklarda küçük dimağlarda tatlı hayaller, unutulmaz anılar bırakırken, büyükleri de çocukluklarının masumiyet dolu dünyasına geri götürür.
Sümer Yayınları ve YKY’nin ilk ve son baskılarına ait fotoğrafları yukarıda paylaştık. Eski dönemler, iyisiyle kötüsüyle her zaman özlemle anılır. Bugün, yalnızca kıyafetlerde, modada ya da şarkılarda değil, kitaplarda ve hatta kitapların kokusunda bile eskiyi arar olduk.
Peki, bu özlem, geçmişe dair hatıralardan ve şimdiye dair umutsukluklardan mı kaynaklanıyor, yoksa o zamanların ruhunu yeniden hissetmekten mi?
Karar sizin…

Çocukların mutlu olduğu özgürce keşfedebildikleri ve kısıtlanmadıkları bu hikâyeler bize imkansızmış gibi geliyor olsa da toplumun en değerli ve biriciği olan çocukların öldürülmediği türlü türlü vahşetlere tanık olmadığı ve en az kendi dünyaları kadar temiz bir dünyada yaşayabilmeleri dileğiyle….

Harika bir yazı