Edebiyat tarihinin önemli isimlerinden biri olan Prof. Dr. Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ’ nün ”Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” sözünü çoğumuz duymuşuzdur. Peki, Türk edebiyatından ağır basan Dede Korkut kimdir?
Dede Korkut, bir oğuz büyüğüdür. Efsanevi olduğu düşünülen Dede Korkut’un tam olarak yaşayıp yaşamadığı bilinmemekle birlikte birçok kaynakta da 9. ve 14. yüzyılların birinde yaşamış olduğuna inanılır. Öyle ki 1305 yılında Reşidüddin’in yazdığı bir eserde Dede Korkut ”Korkut Ata” adıyla anılmaktadır. Bilge olduğu düşünülen Dede Korkut aynı zamanda anlatıcı ve halk ozanıdır. Türkmenistan başta olmak üzere birkaç yerde daha heykeli bulunan Dede Korkut’un mezarı ise Bayburt ilinin Masat ilçesindedir.

Dede Korkut hikayeleri, bir diğer adıyla Oğuznameler, destansı halk hikayeleridir. İç ve dış çekişmelerin anlatıldığı bu hikayelerin ”Dresden, Vatikan, Türkistan/Türkmen Sahra” olmak üzere üç nüshası bulunmaktadır. Türkolog Prof. Dr. Metin EKİCİ’ nin bulduğu son destansı halk hikayesi ile birlikte Dede Korkut hikayeleri toplamda on üç hikayeden oluşmaktadır. Hikayeler şu şekildedir:
- 1) Dirse Han Oğlu Boğaç Han
- 2) Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması
- 3) Kam Püre’nin Oğlu Bamsı Beyrek
- 4) Kazan Bey Oğlu Uruz Beyin Esir Olması
- 5) Duha Koca Oğlu Deli Dumrul
- 6) Kanglı Koca Oğlu Kan Turalı
- 7) Kazılık Koca Oğlu Yigenek
- 8) Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi
- 9) Begil Oğlu Emre
- 10) Uşun Koca Oğlu Segrek
- 11) Salur Kazan’ın Esir Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması
- 12) İç Oğuz’a Dış Oğuz’un Asi Olup Beyreğin Öldürülmesi
- 13) Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderha’yı Öldürmesi
Dede Korkut Hikayelerinde olay örgüsü mensur, seslenme, yiğitlik vb. yerler manzumdur. Cümleler kısa ve açıktır. Birbirinden ayrı gibi gözüken bu destansı halk hikayeleri, Dede Korkut’un hikayelerin sonunda ortaya çıkıp dua etmesi ile birlikte topluca bir bütünlük oluşturmaktadır. Oğuz beylerinin mücadelelerinin anlatıldığı bu hikayelerde Tepegöz, Ejderha, Hızır gibi olağanüstü motifler bulunmaktadır. Bununla birlikte hikayelerde Oğuzların toplumsal göstergeleri de dikkat çekmektedir. Kanlı mendil, kılıç-kopuz, otağ, Oğuz uykusu, beşik kertmesi, ak çadır, kara çadır gibi toplumsal göstergeler, Tarih alanında Oğuzlar’ı tanıtan önemli kavramlardır.
Oğuznamelerin dört ana temasının bulunduğunu söylememiz doğru olacaktır. Bunlardan birincisi, Oğuzların dış yani komşularıyla yaptıkları savaşlardır. İkincisi, Oğuzların kendi içinde verdiği mücadelelerdir. Üçüncüsü, manevi ve olağanüstü varlıklara karşı verilen mücadelelerdir. Dördüncüsü ise aşktır. Oğuzların bir kıza aşık olduğunda onun için verdiği mücadele çok önemlidir. Kahramanlıklarını kanıtlamak için uğraşları, onları mutlu sona kavuşturur. Tüm bunların yanı sıra Dede Korkut hikayelerinde aile kavramı çok güçlüdür. Öyle ki hikayelerde çocuk sahibi olmaya özendirilir. Düşündüğümüz aile anne-baba-oğuldan ibarettir. Böylelikle evin kızı belirsizdir. Lakin bu belirsizlik, kız çocuğunun ötekileştirildiğini düşündürmemelidir. Türk tarihinde kadın, hiçbir zaman aşağılanmamıştır. Oğlanın önemi sadece neslin devamına dayalıdır. Bu sebeple hikayeyi oluşturan anne, baba ve oğuldur.
Son olarak, Dede Korkut Anlatmalarında belirli tipler bulunmaktadır. Buna kadın tipi ve oğul tipi örnek gösterilebilir. Kadın tipi genelde anne olarak düşünülür. Çünkü bu destansı halk hikayelerinde annenin fedakar ve vefalı olması önemlidir. Yani vazgeçilemez varlık, anne olarak görülür ve Salur Kazan’nın Evinin Yağmalanması hikayesi buna apaçık örnektir. Oğul tipi ise gerek doğumu gerek evlendirilmesiyle birlikte baştan sona önem arz etmektedir. Çünkü oğul devlettir. Yani hem iktidar hem de neslin devamıdır. Hatta Dede Korkut’un ”Devletli oğul çıksa okluğunun okudur. Devletsiz oğul çıksa ocağının körüdür.” sözü oğul tipinin önemini ortaya koymaktadır. Türk edebiyatı ve Türk tarihinin önemli bir eseri olan Dede Korkut’un okunması, okutulması hatta esere sahip çıkılması gerekmektedir. Öyle ki Türk kültürünün nesilden nesile geçişini sağlamakla birlikte öğütleri ile gelecek nesil için de büyük bir hazinedir ve öyle kalacaktır.
